A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

İzmir KONAK Psikolojik Danışmanlık -ANKSİYETE - Blog

ANKSİYETE


      Anksiyete (kaygı, endişe);  kişiye kötü bir şey olacakmış düşüncesi oluşturan , korku benzeri bir duygudur. Genellikle iç sıkıntısı, bunaltı, daralma şeklinde tarif edilir. Kaygı her zaman kötü bir şey değildir. Hayatta her değişiklik kişi üzerinde bir stres yaratır. Kaygı, stres durumunda odaklanmamıza ve uyarılmış hale gelmemize yardımcı olur. Mesela bir tehditle karşılaştığımızda, önümüze bir yılan çıktı diyelim, savaş ya da kaç tepkimizi, kaygı alarma geçirir. Bunu modern hayatta iş mülakatına ya da sınava girerken, kalabalık alanlarda konuşma yaparken deneyimleriz. Baktığımızda kaygı, bizi yeni durumlara hazırlayan bir iç alarm sistemi olarak çalışır.

Bazen kaygı ve korku gündelik yaşantımızı aksatmaya başlayabilir. Yaptığımız işleri yapamamaya, belli ortamlardan uzak durmaya, sosyal ilişkilerimizde bozulma yaşamaya, kendimizi toplumdan ve gündelik yaşantıdan bizi soyutlamaya varıncaya kadar etkileyebilir. Eğer günlük işlevselliğimiz ve sosyal ilişkilerimiz bozulduysa bir uzmandan destek alma zamanımız gelmiştir. 

    Ne zaman Anksiyete Bozukluklarıyla İlgili Destek Almam Gerekir?

Anksiyete bozuklukları kişiden kişiye göre, kaygıyı yaşama biçimleri olarak farklılık gösterir. Kimileri bedensel belirtiler(çarpıntı, baş dönmesi)sebebiyle zamansız yoğun kaygı yaşarlar. Kimileri kontrol edemedikleri düşüncelerle  (kirlenmek v.b.)  baş etmeye çalışırken, kimileri her konudan sürekli endişe yaşarlar. Anksiyete bozukluklarının en önemli ortak noktası diğer insanların tehdit hissetmedikleri durumlarda, bu kişilerin sürekli ve şiddetli korku ve kaygı yaşamalarıdır.

Eğer düzenli ve yoğun olarak,

*Huzursuzluk                                                  

* Terleme

*Felaketleştirme (hep en kötü ihtimali düşünme)                                              

*Gerginlik                                                         

* Titreme

*Uyarılmışlık hali                                              

*Nefes almada güçlük

 *Baş ağrısı

*Mide ve bağırsak sorunu

*Kalp çarpıntısı                                                

*Kaslarda gerginlik

*Sürekli yorgunluk                                            

*Uykusuzluk 

 Duygu ve duyumların birkaç tanesi bir arada ve sürekli olarak hissediliyorsa bir uzmana başvurma zamanı gelmiş olabilir.

 Anksiyetem (kaygım) çok artarsa neler yapabilirim?

Kaygı düzeyi yüksek olan herkeste anksiyete bozukluğu yoktur. Günlük yaşantı yoğunlaştığındaçok uzun saatler çalışmak zorunda kalındığında, uzun süreli uykusuzluk, evde veya işte stresli durumlar kaygımızın artmasına sebep olabilir. Bununla baş etmek için her gün rahatlamaya, sosyal ilişkilere zaman ayırmayahareket ve egzersiz yapmaya, özbakıma özen göstermeye ve ihtiyaç duyulduğunda başkalarının yardımını istemeye açık olmak gerekir.

 Profesyonel Yardıma ne zaman başvurmalıyım?

     Bu durum çok uzun süreli ve sıkıntı veren bir hale dönüştüyse artık gündelik yaşantınızı aksatacak, sosyal ilişkilerinizde problem yaratacak duruma geldiyse yardım almak gereklidir. Öncelikle bu belirtilerin herhangi bir fiziksel durumla (tiroit, şeker v.b.) ilişkili olup olmadığını öğrenmek için tıbbi bir değerlendirmeden geçmek gerekir. Madde ve alkol kullanımı, alınan bazı tıbbi ilaçlar da anksiyete sebebi olabilir. Eğer fizyolojik bir temel bulunamazsa, bir terapistten yardım almak gerekir. Bir çok terapi yaklaşımı kaygı bozukluklarıyla çalışmaktadır. Bilişsel davranışçı terapilerin  anksiyete bozuklukları ile yapılan çalışmalarda başarı oranı oldukça yüksek bulunmuştur.

      Anksiyete bozukluklarının tedavisin de sıklıkla psikiyatrik ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak anksiyete bozukluklarında tek başına ilaç tedavisi uygulandığında, ilaç bırakıldıktan sonraki geri dönüşünün çok hızlı olabildiği bilinmektedir. Bu sebeple Anksiyete bozukluklarıyla mücadele ederken en iyi yöntem bir bu konuda uzman bir terapist gözetiminde, gerek görüldüğünde ilaç ve terapi seansları ile sürdürülmesidir.


Bu Makaleyi Paylas...